Hayatla tanışmak

Hayatla tanışmak

Ah lise yılları en deli olduğun, ergenliğin Nirvana’sını yaşadığın zamanlar... Artık sonlarına gelmiştim 1 hafta sonra liseden mezun oluyordum. Büyümek için can atmakla 'Lise dönemlerini özler miyim acaba?' düşünceleri arasında bir yerlerdeyim.



Mezun olmam için bir proje ödevi teslim etmem gerekiyor. Öz kardeşim kadar sevdiğim, tüm aşk hayatımı bilen, ilk sarhoşluğumu beraber yaşadığım, her zaman, her anımda yanımda olan Yeşil ile bir web sayfası tasarladık ve onu teslim edeceğiz o gün. Lise son olmanın ve okulun son haftası olmasının rahatlığı ile öğlen gidecektim okula.

 

Öğlene doğru uyandım hava güneşli içim kıpır kıpır hazırlandım ve hala hatırlarım yola çıktığımda güneşe doğru bakıp ''Ne güzel bir gün'' demiştim.

 

Okula gittim. Sınıfa girdiğim an da herkes yüzünü benden kaçırdı, tüm yakın arkadaşlarım da göz göze gelmeme gayreti vardı. (3 kız, 3 erkekten oluşan mükemmel bir arkadaş grubumuz var biri sevgilim Mavi. Biri de çok yakın arkadaşım ona da Yeşil diyelim.) Bir tuhaflık olduğunu anladım tabii.

 

Sorduğumda bir şey olmadığını söylüyorlar hepsi telefona gömülmüş bir şeylerle ilgileniyorlar. “Neyse” diyerek Yeşil'e ödevi teslim etmemiz gerektiğini söyledim ve öğretmen odasının olduğu X bloğa doğru yola çıktık..

 

Yanımdan değil biraz arka çaprazımdan yürüyordu ve bir anda ''Beni seviyor musun?'' diye sordu. Seviyorum tabii ki derken şu an ne alaka der gibi bir bakış atıp güldüm. Ödevi teslim edip çıktık. Yavaş yürümekte ısrarcı haliyle bir şey söylemem gerekiyor sana diyerek konuşmaya başladı.

 

-"Oturalım bir yere" dedi.

 

Kantinin arkasında genelde sigara içmek için kullandığımız ıssız bir banka oturduk. Ama yanımda değil bankın ucunda oturuyor ve kat'iyen yüzüme bakmıyordu. 

 

Mavi, çapkın biriydi ve bu zamana kadar hep onu bana kötüledi Yeşil. Şimdi de Mavi'nin bir şeyini öğrendi ya da gördü onu söyleyecek sanıyorum. Baktım konuşmaya başlayamıyor:

 

-Mavi ile mi ilgili?

-Evet…

-Biriyle mi gördün? dedim yok anlamında kafasını salladı.

-Sorun ne o zaman dedim?

-Ben… deyip duraksadı ve

- Aşık oldum… 

 

Hala büyük bir saflıkla “Ee ne güzel işte. Kimmiş?” diye sorular sorup rahatlatmaya çalışıyorum onu. Bir anda...

 

-Biz Mavi ile bir yıldır birlikteyiz… Ne zaman onu terslesen ne zaman aranız bozulsa bana geldi. Ben de her defasında kabul ettim. Çok pişmanım dedi ve ağlamaya başladı. Hayatımın en azından o zamana kadar en kötü anıydı. 

 

Elimi kaldırdım vuracaktım banka yumruk atıp ağlayarak kalktım sınıfa doğru yürümeye başladım. Sabah gözümün içine bakamayan sözde yakın arkadaşlarımdan hesap soracaktım. Ben ki insan içinde bir kere bile ağlamam. Ağlamayı her zaman güçsüzlük olarak görürdüm. Koridorun ortasında (gruptan sözde yakın arkadaşlarımdan birini) gördüm ve ağlayarak yakasına yapıştım nasıl söylemezsin nasıl benden saklarsın buna nasıl göz yumarsınız diye... 

 

Ne kadar da haklıydım... Çevredekiler ne olduğunu anlamaya çalışarak şaşkın bakışlarıyla toplanmışlardı. Acıdan ağlamaktan başım dönüyordu bayılacakmışım ve o an hiç bitmeyecekmiş gibi hissediyordum. Biri kolumdan tutarak beni bloktan dışarı çıkardı. Lisede tüm olayların çözüldüğü meşhur kızlar tuvaletine götürdü. 

 

Bu arada Mavi neredeydi diye merak eden olursa bir gün önce (annesi babası ayrı) annesinde kalacağını ve okula gelmeyeceğini söyledi ve ben büyük bir iyi niyetle git tabii özlemişsindir anneni hatta bu hafta hiç gelme annenle hasret gider dedim. Meğer Yeşil artık dayanamadığını itiraf edeceğini söylemiş ve o da korkusundan gelmemiş...

 

Ağlaya ağlaya okuldan çıktım ve bir şey yapmam lazımdı. Hissettiğim şey ihanet, acı ve çaresizlik. Bir duyguyu ilk hissedişiniz ne yapardınız? Çocuk gibi ağladım ve o zamana kadar içimi açmadığım ablamı aradım çaresizlikle.

 

-"Abla ağlamaktan konuşamıyorum. Canım çok yanıyor. Yanıma gel…" dedim.

 

Böyle bir şey beklemiyor tabii ki bana kafe ismi verdi ve gel hemen dedi. Gittim anlattım hıçkıra hıçkıra anlattım sadece dinliyordu hem de işin tuhafı tebessüm ederek...

 

-Sen büyümüşsün... Benim güzel kardeşim büyümüş kalp ağrısıyla tanışmış dedi ve sarıldı.

 

Ablama kalp kapılarımı açtım gün.

 

O benim sırdaşım dostum canım...



Devam bir sonraki yazıda...

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 272

  • Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız yaşama dair...
    Dr. Ümit Aktaş ile tıbbi beslenme ve ilaçsız...

    Süresi : 17:57 İzlenme : 1440

  • Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?
    Regresyon terapisi nedir? Nasıl yapılır?

    Süresi : 25:51 İzlenme : 1716

  • Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!
    Tüp bebek uygulaması hakkında her şey!

    Süresi : 14:14 İzlenme : 798

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1051

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön