Asıl hadise içeride Kocacığım

Asıl hadise içeride Kocacığım

Sevgili Kocacığım,

 

Dün gece bana yine porno izlemeyi teklif ettin.

Kız yattı, uyanmaz artık. Açalım mı filmi?”

 

Ne acayip bir soru. Ne zaman aramızdan biri akşam televizyon karşısında “tuvalete gidiyorum filmi durdursana” dese aklıma gece izlediğimiz filmler geliyor. Ya da sinemaya giden bir arkadaşıma biri sorsa “film güzel miydi?” diye. Daha iyisi bir yerde “hayatım film” lafını duyduğumda, gözümün önünden hemen yatak odamızdaki halimiz geçiyor. Hayatımız film hakikaten.

 

Karşı değilim porno izlemeye. Yorgunum, canım istemiyor, ama niye buna ihtiyaç duyuyorsun filan da demiyorum biliyorsun. On iki yılı devirmiş cinsel hayatımızı hakikaten renklendirecekse neden olmasın. Fakat izliyoruz izliyoruz, cinsel hayatımız hâlâ siyah-beyaz.

 

Bu ne biçim iş be Kocacığım?

 

Bu konu üzerine epeyce düşündüm. Hatta o filmleri izlerken düşündüm. Yatak odamızın tüpünü değiştirmemizin daha iyi olacağına kanaat getirdim. Senin heyecanın niye azaldı bilmiyorum. Ama kendi heyecanımın azalma sebeplerini gayet iyi biliyorum. Film izlemek yerine bazı yapması çok kolay şeyleri yerine getirsek, her şey tam süper olacak.

 

Mesela kızı yatırdıktan sonra film izlemek yerine duş almayı deneyebiliriz, günün teri kokusu filan üstümüzden aksın diye. Dişlerimizi fırçalayabiliriz, nefesimiz hoş koksun diye. Parfümlerimizi sıkabiliriz kulak arkalarımıza, dirsek içlerimize, oyluklarımıza, gevşetir, iyi hissettirir.

 

Sonra, birbirimize biraz sarılabiliriz. En son ne zaman sarıldığımızı ben hatırlamıyorum, sen hatırlayabiliyor musun? Birbirimize güzel şeyler söyleyebiliriz. Ben mesela benimle ilgili bana en son ne zaman iyi bir şey söylediğini hatırlamıyorum. Beni beğeniyor musun bilmiyorum. Yani eskisi kadar beğenmiyorsan bile, herhalde diyeceğin hoş bir şey vardır. Kendine mi saklıyorsun anlamıyorum.

 

İnan bana Kocacığım,

 

Porno izlemeye hiç karşı değilim. Ama bu filmler beni hiç heyecanlandırmıyor. Bakıyorum odada dört kişiyiz, bazen daha fazla ve sen ortamdaki diğer kadınları beğeniyorsun, onlardan heyecan duyuyorsun. Onların sana verdiği heyecanla benimle sevişmek istiyorsun. Eh ben de sende heyecan uyandırmadığımı düşündüğümden olsa gerek, sana coşkuyla karşılık veremiyorum.

 

Ben coşmayınca bana kayganlaştırıcı jellerle yardımcı olmak istiyorsun. Filmlere eşlik eden vazgeçilmez aksesuarlarımız! Bak, onları alırken hangisini severim diye soruyorsun. “Çilekli mi olsun, ahududulu mu?” Kafana göre sardır bir tane Kocacığım. Bana hepsi aynı. Sen neyi seversen ben zaten onu severim ya. Sana göre süper işe yarıyorlar. Bu jelleri, çeşitli sebeplerden kayganlaşmaya yeteneği olmayan kadınlar için üretmiş olabilirler. Ama çok şükür ben bu yeteneğe haizim. Sana birkaç defa anlatmaya çalıştım. “Hadise içeride, oysa bu jeller sadece dışarıyı organize ediyor” diye. Ama öyle baktın suratıma, sonra almaya devam ettin. Herhalde jel kullanma fikrinin kendisi tahrik edici senin için. Öyle tahmin ediyorum. Yoksa karısı istemiyorsa bir erkek niye zorlasın ki bunu kullanmaya? Hani ikide bir mantar oluyorum ya, doktor “hijyeninize dikkat edin” diyor ya, hep bu jellerden.

 

Hakikaten hadise içeride Kocacığım,

 

Ben beğenildiğimi bir duysam, hissetsem, bir sarılsan bana, acele etmeden tenime dokunsan, jeller yanımda halt edecek.

 

Sen orada burada gördüğün şeyleri denemek istiyorsun. Bütün bu filmler, jeller, bana alıp getirdiğin iç çamaşırları hep deneme arzundan. Cinsel endüstri böyle bir şey işte. Nasıl ki ihtiyacın var mı düşünmeden bir sürü paçavrayı alıp üstüne geçiriyorsun. Başka da seçeneğin olmadığını sanıyorsun. Bu filmler, jeller, iç çamaşırları da aynı hesap. Bunları izlersen, sürersen, giyersen süper bir cinsel hayatın olacak. Oluyor mu peki? Hayır.

 

Sana bunları söylemek yerine yazmayı tercih ettim. On iki senemiz uçup gitmesin diye yazayım dedim. Ne demişler Kocacığım, söz uçar yazı kalır. Şimdi bunu kadınlara hitap eden bir siteye göndereceğim, büyük ihtimalle yayınlayacaklar. Sana linkini atacağım. Bakalım ben olduğumu anlayacak mısın. Dilerim başka kadınlar da kocalarına gönderirler. Kızı uyuttuktan sonra film yerine duşun musluğunu açmak isteyen çok kadın olduğuna inanıyorum.

 

Görüşürüz Kocacığım.

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    20 Ekim 2017 Cuma 11:29

    bunları yaşayan biri değilim ama yazdıklarınız tüylerimi saç diplerimi ayağa kaldırdı.bu kadarmı ince dokundurulur.anlamak isterse sizin gibi bir kadını kaybetmemesi gerektiğinide anlayacaktır.fakat sanmıyorum.12 yıl dile kolay.anlayabilirdi.

    Cevapla

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1520

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7276

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 201

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6089

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2864

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön