Aldatılan Kadının Hikâyesi-3

Aldatılan Kadının Hikâyesi-3

Böylece kocamın genç sevgilisiyle aramızda amansız bir savaş başladı. Geciktiği akşamlar, güya bayiler toplantılarına gittiği hafta sonları onu çocuklara aratmaya başladım. Eve gelirken fındıklı çikolata, sürpriz yumurta istesinler, “Baba seni özledim, ne zaman gelicen” desinler diye. Bana değil ama çocuklara karşı suçlu hissediyordu, onların isteklerini hep yerine getirmeye çalışıyordu, bunu fark etmiştim ve sonuna kadar kullanıyordum.

 

Kocamın bu suçluluk duygusuyla Facebook ve Instagram’ın gücünü birleştirdim. Devam eden günlük aile hayatımızın fotoğraflarını poz poz paylaştım hesabımdan. Kızların da kendi duvarlarında paylaşmalarını sağladım. Evde ödev yaparken, alışveriş merkezinin merdivenlerinde alışveriş çantalarıyla el sallarlarken, sinemada patlamış mısır yerken, -en güzeli ise şuydu: sevgilisiyle gittiği tatil köyünde tatil yaparken!

 

Çabalarım çok kısa süre içinde sonuç verdi. Son altı aydır sevgilisiyle sevişmekten leyla gibi gezen kocam, eve bir karış suratla gelir oldu. Agresifleşti. Mesele etmedim, aslına rücu ediyordu. Zaten agresifliği bu sefer sevgilisine karşıydı. Mesaj yazdıktan sonra telefonunu sehpaya fırlatıyor, arabaya gidip yine onunla konuşuyor ama bu kez konuşurken eliyle direksiyona vuruyordu, bazen yanlışlıkla kornaya bastığı oluyordu. Ben de mutfak camından onu izliyordum.

 

Karşılıklı mesajlardaki ateşin yerini önce sitem, sonra öfke, hakaret ve tehdit almaya başladı. “Umarım karının yanında mutlusundur!” “Saçmalama.” “Hani karınla konuşacaktın, korkak! Benim aramamı ister misin?” “Ne diyorsun sen geri zekâlı karı! Ailemden uzak dur.”

 

Yüreğimin yağları eriyordu. Benim yuvamı yıkamasa da bozan kaltağa uyku haramdı. Gözyaşı dökme, sinir krizleri geçirme sırası ondaydı.

 

Kırılan kadınlık gururumu böyle tamir etmeye çalışıyordum. Beni aldatan adamın yanında durarak, onu benden almaya çalışan kadına kaptırmayarak, kendimi unutarak. Çocukları hem bahane ediyordum hem de kocama karşı kullanıyordum.

 

Aldatılmak böyle bir şey. İçinde öyle bir zehir birikiyor ki, seni kanatana zerk etmek için her şeyi yapıyorsun. Sana bütün çektirdiklerini bir bir çektiğini görmek istiyorsun. Bundan zevk alıyorsun.

 

Ama hepsi geçici rahatlama hali.

 

Genç sevgilisinin bütün sevişmelerinin, mutluluğunun burnundan fitil fitil gelmesi bana yetmedi. Çünkü ben aslında hayatımızdan defolup gitsin istiyordum. Bir daha adı anılmasın, bize değmesin, sanki hiç yokmuş, olmamış gibi gözden kaybolsun, bir daha da görünmesin, ondan önceki hayatımıza kaldığımız yerden devam edelim istiyordum.

 

Onu bu yüzden aradım. “Daha ne kadar bekleyeceksin?” dedim, “Bak sana gelmiyor, gelmeyecek de.” “Muhatabım siz değilsiniz” dedi, kapattı telefonu. Tekrar aradım, sesli mesaj bıraktım. “Amacına ulaşamayacaksın.”

 

O akşam kocam delirmiş gibi geldi eve. “Sen otur oturduğun yerde, ben ne yapacağımı bilmiyor muyum!” “Ne yapacaksın?” dedim, “Bitirecek misin bu ilişkiyi?” “Ben uygun olan adımı uygun olan zamanda atarım, sen karışma.” Sesimiz çok yükseldi, eşyaları kaldırıp oradan oraya attı. Çocuklar odalarına kaçtı.

 

Kendine bir aile ve aynı anda sevgili edinme hakkı gören bir adama ne yapmalıydı? Cevap açıktı da ben cesaret edemiyordum.

 

Uygun olan adımı ne zaman atacak diye beklerken önce cüzdanından fişler, faturalar çıktı. Lüks mağazalardan satın alınmış bluzlar, etekler, şık restoranlarda yenen akşam yemekleri. Mirasından önemli bir pay almayı planladığı annesine gösterdim hepsini. Bakalım oğlunu gene anlayışla karşılayacak mı diye. Çok sinirlendi, “Çocukların rızkını metresine mi yediriyor?” dedi. Yani yedirmese sorun yok! Ben evde öyle mal gibi beklerim. Çocuklar büyür. Zaten bir gün o da sıkılır bitirir gizli ilişkisini.

 

Bir kere kendini kandırmaya başladın mı, öyle devam ediyorsun. Gerçekten bitireceğine inandım ben de. Bir gün bitecekti elbet.

 

Fakat bitmesini beklediğim yasak aşkın öyle kolay nihayetlenmeyeceğini, kocamın deri iş çantasından çıkan kira kontratından anladım.

 

Dördüncü bölüm yarın saat 15.00’te hthayat.com’da

 

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2587

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1287

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 424

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 721

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1863

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön