Ergenler çocuğun büyüğü, yetişkinin küçüğü değiller

Ergenler çocuğun büyüğü, yetişkinin küçüğü değiller

Hep kullanırız “ergen” kelimesini de acaba nereden gelmiştir bu kelime? Neden ergen denilmiştir, hiç düşündünüz mü? Etimolojik sözlüğe baktığımda anlamına şaşırmadım dersem yalan olur. “Ergen” er kökünden geliyor, anlamı ise “bekar erkek”. Bu tanımlamada kızlar yine ihmal edilmiş...

 

Gelişimimizin doğal süreci olan ergenlik, sanki gelip geçici bir hastalıkmış gibi algılanıyor. Tıpkı hamilelik gibi çok doğal bir süreç olmasına karşın hastalıkmış gibi davranıyor ve ergenlere aşırı ilgi gösteriyoruz (Bunu elbette ekstrem ve riskli durumları dışarıda bırakarak söylüyorum). Oysa doğal sürecin de ilerlemesine izin vermek gerekiyor. Bunu yaparken ergenliğin nasıl bir dönem olduğu konusunda bilgi sahibi olmak işimizi kolaylaştırıyor.

 

Çocukluktan çıkıp yetişkinliğe doğru ilerlerken; hızlı bir bedensel, ruhsal ve sosyal değişimden ve farklı farklı evrelerden geçiliyor. Tüm bu dönem boyunca çocuklar genel olarak sinirli, aklı havada ve asi gibi görünse de aslında her evrede farklı değişim ve dönüşümler yaşıyorlar.

 

Erken ergenlik ya da buluğ çağı denilen dönemi; orta ergenlik ve son ergenlik ya da geç ergenlik dönemi olarak adlandırılan bu dönemleri kesin çizgilerle ayırmak, kesin yaşlar belirtmek pek mümkün değil. Ancak belli yaş aralıkları belirtmek mümkün:

 

1- Erken ergenlik: Kızlarda ortalama 10 - 13, erkeklerde 13 - 15

2- Orta ergenlik: Ortalama 13 - 15 yaşlarından 17 yaşa kadar olan dönem

3- Geç ergenlik : Ortalama 18 yaşından 20'li yaşların başlarına kadar olan dönem

 

 

Clemson Üniversitesi’nde Akademik İlişkiler ve Araştırmalar Dekan Yardımcılığı görevini yürüten David E. Barett’ın konuyla ilgili yazdığı kitabın(1) tanıtım yazısında şu ifadeler geçiyor: “Öğretmenlik mesleğini seçen öğrencilerime verdiğim bir derste onlardan 11-13, 14-16 ve 17-19 yaşlarındaki hallerini, o dönemde onlar için önemli olan, bugünlerini etkileyen olayları hatırlamalarını istedim. 20 ile 40 yaş arasında öğrencilerin bulunduğu sınıfta verilen cevaplar genellikle benzerdi. Erken ergenlik döneminde genellikle taşınma, okul değişimi, arkadaş değişimi gibi anılar öne çıkıyordu. Orta ergenlik döneminde kişisel başarılarını ve başarısızlıklarını hatırladılar. Geç ergenlik dönemi için ise toplumun değerlerine uygun örnekler verdiler. Bunun sebebi farklı evrelerde farklı duygusal evrelerden geçiyor olmalarıydı. Erken ergenlikte gencin asıl kaygısı ‘ait olma’dır. Orta ergenlik döneminde ‘özgün ve biricik’ olmak önem kazanır, geç ergenlikte ise ‘öz değer’.”

 

Barett’ın bu satırları bana şunu hatırlattı: Gençlerin neler yaşadığını anlamak ve doğru desteği vermek istiyorsak, onun fiziksel ve duygusal olarak nasıl süreçlerden geçtiğini bilmeliyiz. Koçluğunu yaptığım öğrencilerle koç-öğrenci ilişkimizi bile öğrencinin hangi evrede olduğu şekillendiriyor.

 

Erken ergenlik ya da “arkadaşlarım olmadan asla” dönemi

 

Duygusal özellikler:

  • Kişilik çatışmaları yaşar.
  • Huysuzdur.
  • Sesini, ses tonunu ve kelimeleri daha ustalıkla kullanır, söz dalaşlarına girer.
  • Ama yine de duygularını sözlü ifade yerine davranışla göstermeyi tercih eder.
  • Yakın arkadaşlar önem kazanır.
  • Anne-babaya kaba davranır, hatta küçümser, eleştirir.
  • Çocukça davranışlar sergileyebilir.
  • Arkadaş grubu ile aynı şeylerle ilgilenir, aynı müziği dinler, aynı tarz giyinir.
  • Karşı cinsle ilişkisinde çekingen ve utangaçtır.
  • Mahremiyet önem kazanır.

 

Bilişsel gelişim:

  • Hangi mesleği seçeceğiyle ilgili bir fikir oluşturur.
  • Yakın gelecek için planlar yapmaya başlar.
  • Soyut düşünebilmeye başlamıştır.

 

Fiziksel değişim:

  • Boyu uzar, kilo alır.
  • Vücutta ve yüzde tüylenme başlar.
  • Vücut daha çok terler.
  • Saçlar yağlanır.
  • Cinsel uzuvlarda değişim yaşanır.
  • Ses kalınlaşır, değişir.

 

Nasıl davranmalıyız?

Mümkün olduğunca çatışmalardan kaçınmalı, mahremiyetine ve kişiliğine saygı duyduğumuzu davranışlarımızla da göstermeliyiz. Arkadaşlarıyla ilişkilerini desteklemeli, öz değerini oluşturduğu bu dönemde kendisinden hoşnut bir birey olabilmesi için eleştirmekten ziyade onu olduğu haliyle sevdiğimizi ifade etmeliyiz.

 

Orta Ergenlik ya da “ben ben ben” dönemi

 

Duygusal özellikler:

  • Kendisini çok iyi tanımaz, ya olduğundan daha iyi ya da daha kötü bir yerde konumlandırır.
  • Anne-babasının kendisine çok karıştığını düşünür.
  • Görünüşüne çok önem verir.
  • Anne-babası ile bağı azalmıştır.
  • Yeni arkadaşlar edinmeye isteklidir.
  • Karşı cinse çekici gelmeyi önemser, flört dönemi başlar.
  • Aşık olmak, tutku gibi duyguları deneyimler.

 

Bilişsel gelişim:

  • İlgi alanları oluşmuştur.
  • Yaratıcılığını kullanabileceği ya da deşarj olabileceği aktivitelere yönelir.

 

Fiziksel değişim:

  • Boyu uzamaya ve kilosu artmaya devam eder.
  • Vücut daha çok terler.
  • Saç ve deri daha çok yağlanır.

 

Nasıl davranmalıyız?

Bir birey olarak fikrini almalı, fikirlerine değer vermeliyiz. İlgi alanlarını ve seçimlerini desteklemeliyiz. Karşı cinsle ilişkisi konusund isteği doğrultusunda destek olmalı ve bilinçlendirmeliyiz.

 

Geç Ergenlik ya da “bu toplumda ben de varım” dönemi

 

Duygusal özellikler:

  • Kişiliği oturmaya başlamıştır.
  • Fikirlerini sözel olarak ifade edebilir.
  • Mizah duygusu gelişmiştir.
  • İlgi alanları oturmaya başlar.
  • Duygusal iniş çıkışı düzene girmeye başlar.
  • Yaptığı işlerden gurur duymaya, yaptıklarının sorumluluğunu almaya başlar.
  • Çevresini de önemser.
  • Daha ciddi ilişkilere girer.
  • Özgüveni daha gelişmiştir.

 

Bilişsel gelişim:

  • Belli bir çalışma disiplini oluşturur.
  • Geleceği konusunda daha net fikirlere sahiptir.
  • Hedefler koyup aksiyona geçebilir.

 

Fiziksel değişim:

  • Çoğu kız fiziksel gelişimini tamamlamıştır.
  • Erkeklerde boy uzamaya, kaslar gelişmeye, vücut tüylenmeye devam edebilir.

 

Nasıl davranmalıyız?

Geleceği hakkındaki düşünceleri hakkında sohbet edebilir, destek beklediği durumlarda fikirlerine müdahale etmeden, ama kararlarının artılarını ve eksilerini belirterek yardımcı olabiliriz.

 

Unutmayın! Ergenler çocuğun büyüğü, yetişkinin küçüğü değildir.

 

Kaynaklar:

  1. https://www.jstor.org/stable/40364502?seq=1#page_scan_tab_contents

  2. https://www.healthychildren.org/English/ages-stages/teen/Pages/Stages-of-Adolescence.aspx

  3. http://www.actforyouth.net/resources/rf/rf_stages_0504.cfm

 

Eğitim, Öğrenci ve DEHB Koçu Elgiz Henden

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1423

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7258

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 181

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6072

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2842

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön