Evlenmek için de sebep çok, boşanmak için de!

Evlenmek için de sebep çok, boşanmak için de!

Bazı insanlar, karşılıksız sevebilme yetenğiyle doğmuştur. Bu onlara bahşedilen çok önemli bir yetenektir. Ailenizden gelmiş olabilir bu yetenek, birinden öğrenmiş olabilirsiniz. Bir hayvanı, bir çocuğu, çiçeği birden bire ve sonsuz bir şekilde sevebilirsiniz. Duyduğunuz sevgi her zaman ideal sevgi olacak diye bir şey yok. Yanlışı sevmek de bir olasılık değil midir, her zaman hem de?

 

Bu duyguyla birlikte, birden fazla evlilik yapmanın, tuhaf bir şekilde insanları utandırdığını toplumda gözlemlemek mümkün. Yargılamalar, konuşamalar, boşanan kişiye devam edemediğiyle ve başarısız olduğuyla ilgili imalar... Çoğu kişi zannediyor ki boşanan insan, o düşünce evrelerinden hiç geçmedi. Artısıyla eksisiyle bu işi hiç tartmadı. Bu işi severek dahi yaparken, kalbini hiç sızlatmadı... Ama şunu da bir düşünün, aşık olmak hayattaki en büyük tecrübelerinden biri, kendinizle ilgili sevebileceğiniz en önemli yeteneğiniz. Çünkü herkese bahşedilmiyor, malesef.

 

Hiçbir insan, evliliğini geçici olmasını dileyerek yapmaz. Ancak, bir işte bir sefere mahsus başarısız olmak da, sevme yeteneğinizin ve yeniden deneme yeteneğinizin elinizden alındığı anlamına da gelmez.

 

Aslında, bir evliliğin boşanmayla sonuçlanması o evliliğin başarısız olduğu anlamına gelmez. Neden böyle olmak zorunda olsun? Boşanmayla sonuçlanan bir evlilik, size çok şey öğreten inanılmaz bir tecrübe yığını olur. Size, emin olun kendi bildiğinizden çok daha fazlasını öğretir kendinizle ilgili. Sorunlarla baş etme yöntemlerinizi değiştirmenizi sağlar, iyimser olmanızı, paylaşmayı, buna benzer çoğu şeyi size öğretir. Belki de çok sevdiğiniz, çok iyi hatırlayacağınız ve asla kızamayacağınız bir adamla güzel çocuklar dünyaya getirmeniz için bir sebeptir evliliğiniz. Sadece, artık daha fazla bir arada kalmak istemiyorsunuzdur. Sonrasında ise, buna son verdiğinizde, yeniden biriyle olma şansını tanıyorsa size hayat, yeniden sevme ihtimaliniz varsa, bu büyük şans değil mi?

 

Şunu kabul edelim ki romantik ilişkilerimizin neticesi evlilik. Yani devletin bunu onaylaması gerekiyor. E bu bir risk elbette ama faydalarıyla birlikte gelen bir risk. İster beğenin ister beğenmeyin, kültürümüz evlilik üzerine kurulmuş durumda. Evlenmiş olmak hayatta bir başarı olarak kabul ediliyor ve buna istediğiniz kadar karşı çıkın, evli insanlar için hayat biraz daha kolay. Çünkü toplumda kabul görmeniz erişkinlikte tam da burada başlıyor. Elbette ki insanlar bunun için evlenmiyorlar ancak bunu kabul etmek lazım şimdi. Yine de böyle diye, severek, bile isteye birinin karısı oluyorsunuz. Evinizi, yatağınızı paylaşıyorsunuz ve o da sizinle soyadını paylaşıyor. Ardından, bunun eğer bir son kullanma tarihi varsa, bunu önden bilecek haliniz yok ya, zaten öyle bir tarihi olmasının da bir sakıncası yok!

 

Madalyonun öbür yüzüne bakarsanız daha değişik şeyler göreceğiniz kesin. Zamanla insanların ihtiyaçları değişir. Bunu kabullenmek mecburiyetindeyiz. Bugün, canınız bir cip almak istiyor olabilir çünkü buna ihtiyacınız vardır. Bu cipin size hayat boyu yeteceğini düşünebilirsiniz. Neden olmasın? Ancak yarın, bir cip sahibi olmanın park için ne kadar ciddi bir problem olduğunu anlayıp cipten kurtulmak isteyemez misiniz? Bunun sonunda da daha küçük bir arabaya ihtiyacınız olduğunu düşünürsünüz? Peki cip alırken bunu akıl edebilecek misiniz? Hiç kimse böyle düşünmeyebilir. Ama inanın bana, bir arabaya, hep ihtiyacınız olacaktır. Hayat boyu...

 

Evlenmek için de, boşanmak için de tonlarca sebebiniz olacak. Devam etmek isterseniz de sebpleriniz var, durmak isterseniz de. Sebepleriniz hep başkasının anlayamayacağı cinsten şeyler olacak ve hepsi çok kişisel olacak. Eğer boşanma sonrası, hiç evlenmek istemezseniz de bu anlaşılır bir durum. Yani, kötü ya da çekinilecek bir şey değil. Ancak, fikriniz değişirse de saygıyı hak ediyorsunuz.

 

Çünkü aşk, geldiğinde, onu yaşamak gerekir. Kimse sizi, sevdiğiniz ve bunu yaşamak istediğiniz için yargılayamaz.

 

 

 

Bu yazının İngilizce orijinali huffingtonpost.com sitesinde yayınlanmıştır 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 678

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1837

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 2133

  • Kol sarkmalarına karşı egzersiz
    Kol sarkmalarına karşı egzersiz

    Süresi : 02:09 İzlenme : 1969

  • Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?
    Kaktüs tasarımı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:26 İzlenme : 6207

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön