Bir varmış bir yokmuş

Bir varmış bir yokmuş

Bir masalım var bugün. Yarını düşlemek ile ilgili, düşlerken günden gidenlerin ruhuna. Masalın bir kahramanı yok biraz senden, biraz benden bizden. Az kulak verip dinlersen ne ala, dinlemezsen de canın sağolsun ben buraya bıkacağım nasılsa.

 

Göğe bakmayı unutan insanlar, bir arada yaşadıkları bir şehrin en kırmızı en turuncu gününe uyanmışlar oysaki. Ama telaşın içinde, karmaşanın ortasında kimse o ağaran günü, altından gelen maviliği fark etmemiş, edememişler. Kimisi geceden kalma, kimisinin kocaman yarası, kiminin yükü ağır. Sıkkın, bitkin, yorgun. Kimisi de gülmeye korkar olmuş. Mutsuzluk diz boyu. Gel zaman, git zaman bitmemiş bu haller. Ortalık kan revan. Bir şey yapmak gerek. Mutlu yarınlar, yarınlar ah hep o yarınlar. “İyi de ne yapalım” demişler. Bilgeleri aramışlar her taşın altında. Bir bilene sormuşlar, gelecek neler getirecekmiş diye. Planlar, hesaplar, hep yarınlar. İşte büyük aklı. Yarın treninin dizi dizi yolcuları. Mutluluğu bulalım da, nerede ah nerede. Ama nafile. Çünkü hep yarınlar.

 

Derken bembeyaz kanatlı, mavi-gri benekli bir kuş gelmiş meydanına şehrin. Öyle büyükmüş ki, kanatlarını her çırpışında, herkes şaşkın ve hayran kalıyormuş. İçlerinden biri “tamam demiş bilse bilse bu kuş bilir işin sırrını. Bize yarını söyler kesin, mutluluğun yerini. Tamamdır çözdük bu işi”. Yanına yanaştırmışlar şehrin en ulu kişisini. Demişler “bilir nasıl konuşması gerektiğini”. Tam elini uzatıp o ulu kişi soracakken sorusunu; kuş havalanmış ve gitmiş. Ne mutluluğun, ne de geleceğin sırrını söylemeden. Ve bir şehir yine arkasından bakakalmış öylece mutsuz…

 

Tam bu sırada bir tüy düşmüş gökyüzünden süzüle süzüle ucunda şunlar takılı:

 

Ey sen insa,n yürümen için sana ait olan iki parçan var, görmen için gözün, düşünmen için aklın. Yarın elbet var ama yaşamak için günün, o da bugün. Arama mutluluk nerede diye, sırrını sadece sen bilirsin. Bekleme yarını. Erteleme. Kaldır başını, kokla günü, tut elinde. Ve asla unutma ki yarın hep bugünden başlar.

 

Günaydın demek gerek. Aradığın şey belki pencerenin arkasındadır. Bakmadan bilemezsin.

 

 

Neriman Ekinci

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7175

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 122

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6034

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2812

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3045

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön