Çocuklarımızın iadesi yok

Çocuklarımızın iadesi yok

Çocuklarımızın iadesi yok. Yani çok yaramaz, çok tembel ya da istemediğin bir huyu mu var? Yapılacak tek şey sürekli gözetecek, uyaracak, yardım edeceksin. Bu konuda öğretmenlere çok şey düşüyor. Tabii gerçek öğretmenlere.

 

Eski yıllarda eğitim psikolojisini, eğitim sosyolojisini okutuyorlardı. 19-20 yaşında da öğretmen diye tayin ediyorlardı. Dolayısıyla öğretmenlerin çoğu hayatı çalışırken öğrenirdi. Köy öğretmeni, master ve doktorayı dağ köylerinde yapıyordu. Hayata bakış açıları da gelişiyordu uygulayabilirlerse. Hatalarla, anılarla, acılarla insan olmayı öğreniyoruz maalesef.

 

Öğretmenlik zor bir meslek. Attığınız bir tokadı yıllar sonra yüzünüze vuracak kadar etkileniyorlar, yani bazıları hiç unutamayacak kadar etkileniyor. Yıllarca matematik zekası olmayan öğrencilere aptal dediler, işe yaramaz öğrenciler olarak gördüler onları. Öğrencileri kendi becerilerine göre eğitmeyi o zaman da, halen de öğrenemedilerse de bunun farkına varanlarımız oldu.

 

İlkokuldan aptal, işe yaramaz diye gönderilen bir çocuğun aslında hiç de aptal olmadığını, hatta matematik zekasının da iyi olduğunu fark etmiştim ama çok eksiği vardı, sonuçta çocuk okumayı sevdi. İnsanları anlamak zor ama anlamaya çalışmak daha zor.

 

Okul hayatında çocukların önünü tıkayan, küçük beyinlerini yok eden bir sistem var. 98 aldım diye korkudan ağlayan çocuklar, dershane veya ek ders alamayıp, fakir oldukları için okul hayatı biten çocuklar ve zorunlu okumak diye bir sistem daha var. Zengin dünya da zengin zaten. Bu olumsuzluklara rağmen fakir de olsalar deha çıkabiliyor bizde de. Ama sahip çıkılmadıkları için heba oluyorlar. Okuyup işsiz kalanlar da cabası. Kendimize soralım mı? Okusan da bu ülkede zaten sahip çıkılmıyorsun. Genelde öğrenciler öğrendiğini sanmak ile öğrenmek arasındaki farkı sınav sonrasında anlıyorlar.

 

Dönemimiz de öğretmenler daha iyi eğitim vermenin peşinde değil de, milletvekili kadar maaş almanın peşin de koşuyor. Gerçekten eğitimci olan öğretmenlere sözüm yok ama sadece maaşını düşünen öğretmenler çoğunlukta.

 

Bunu önlemek için ne yapmalı?

 

Öncelikle eğitim fakültelerinin kalitesi artırılmalı, bu mesleğe gönül verenler bu işi yapmalı, öğretmene yönelik alt yapısı oluşturulmuş mesleki gelişimi sağlayacak eğitimler verilmeli. Sorgulayan sorgulatan öğretmenler yetiştirilmeli.

 

Birçok öğretmen çocuklara yeteri kadar önem göstermiyor ve sürekli raporlular. Doğru dürüst eğitim vermeden üstüne de sınav yapıyorlar.

 

Her öğretmenin psikolojik bir eğitim görmesi gerekiyor. Ondan sonra öğretmen olup olamayacağına karar verilmeli.

 

Şimdiki öğretmenler eğitim vermiyor, ticari olmuş meslekleri de hayatları da. Özel derse gelince var ama sınıfta öğretmen yok. Sorarsan ders aldır der, yani para ver öğretsin. Doyumsuz ve gözleri aç. Kendileri eğitim özürlüyken, çocukları nasıl eğitecekler? İstisnalar mevcut. Zeki iki çocuk annesiyim. Ben yaşadım ve çocuklarım başarılı oldukları halde yaşadım, tabii ki de taviz vermedim. Benim çocuklarımı benden daha iyi kimse tanıyamaz.

 

Öğretmen baş tacı ama biri şunu açıklasın bana, dershaneye gitmeden neden üniversite kazanılmıyor bu ülkede? Bu öğrenciden bir şey olmaz diyen öğretmen, aynı velinin çocuğuna dershaneye gittikten sonra üniversite kazandırıyor.

 

Herkes hak ettiği kadar alır. Bu ülkede öğretmenden çok para az diyen başka meslek yok, Allah gözlerini doyursun. Yeni başlayan öğretmen maaşı uzun yıllardır asgari ücretin 2.5 katı. En manevi meslek öğretmenlik diyen de en çok kendileri. Aylarca ve hafta sonları tatil. Yarım gün mesai. Asabiyet ve cehalet diz boyu, sonra da maneviyat. Eski öğretmenlerimiz için sözüm yok. Onlar baş tacı ama son yılların öğretmenleri kocaman bir sıfır. Verilen aylığa yazık. Çocuklarımıza yazık.

 

Öğretmenlik yapabilecek duruma gelebilmek için alınacak eğitim öğretim çalışmalarının en yüksek seviyede ve kaliteli olması gerekir. Eğitim, öğretim çalışmaları tüm mesleklerin temelidir. Eğitim Fakültesini bitirip atanamayan yüz binlerce öğretmen varken 2 yıllık İlahiyat Ön lisans okuyanlar bile formasyonla öğretmen yapıldılar. Ne beklenebilinir bu öğretmenlerden?

 

 

 

Hülya Çakıcı

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    04 Şubat 2017 Cumartesi 15:12

    Çok yazık. Ne kadar yanlı bir görüş. Öğretmenleri bir kalemde yargıladınız. Siz de herkes gibi genelleme yaptınız. Öğretmen olsaydınız anlardınız dediğiniz gibi olmadığını ama ne kadar anlatsak nafile.

    Cevapla

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1031

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 891

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1441

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8225

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2469

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön