İkinci çocuk bana fazla geldi!

İkinci çocuk hayatımı tamamen değiştirdi.

İkinci çocuk bana fazla geldi!

En büyük değişikliği büyük kızım yaşadı. Elimde bebekle hastaneden eve dönüşümü bekleyen kızımın bana pencereden bakışı hiç gözümün önünden gitmiyor. Gördüğü ilgi azalınca huyu suyu tamamen değişti. Çalışan bir anne olmak dünyanın en zor işi.  2 çocuklu anne eski rutinleri sürdüremeyecek kadar yorgun. Büyük bir vicdan azabıyla, türlü çeşit mücadele vererek ve 6 bakıcı ile 6 yaşına getirdim kızımı. Tam her şey normale dönmeye başlamıştı ki yeniden hamile kaldım. Ve en kötüsü de yeni çocuğu gene bakıcılar büyütecek gibi görünüyordu.

 

Çocuklarım benim için her şeyden daha değerli. Yaptığım her şeyde, attığım her adımda ilk önce onlar aklıma geliyor. İyi ki doğurmuşum bu kızları diyorum. Bütün zorluğuna rağmen onları çok seviyorum. Ama susturamadığım iç sesim şöyle diyor; "evet, evin dışında bu kadar fazla vakit geçirirken ikinci çocuğu neden yaptın, birinci çocuğu çok zor büyüttün, kabul et ikinci çocuk sana fazla geldi, sürekli vicdan azabı çekiyorsun, çocuklu bir hayattı istediğin ama ikincisi olana kadar tam olarak çocuklu kelimesinin ne manaya geldiğini anlamamıştın." 

 

Çok acayip manalara geliyormuş. Hala delirmediğime şaşıyorum. İkinci çocuktan sonra ev ve iş hayatı arasında mekik dokurken hiçbir şeye vakit kalmıyor. Sürekli suçluluk duyuyorum, kendimi yetersiz hissediyorum. Evliliğim berbat bir hal aldı. Çalışma hayatı, yorgunluk, stres, çocuk bakımı ve ev işleri üzerine ettiğimiz kavgaların haddi hesabı yok. Hayatta hep anlam peşinde koşmuş, kendini dinlemiş, özgürce gezmiş, isteklerinin peşinden koşmuş, okumuş, çalışmış ve üretmiş bir kadındım. Oysa şimdi deriden bir kılıf gibiyim sadece, içim boşalmış.

 

Tek çocukluyken daha az iş vardı ve her şey daha idare edilebilirdi. İkimiz birlikte ebeveynliği öğreniyor, çocukla kaliteli zaman geçiriyor, parklara götürüyor, heyecanlı araştırmalara giriyor, yeni çocuklu arkadaşlar ediniyor ve o ailelerle oldukça fazla zaman geçiriyorduk. Zaman güzel akıyordu. Çocuğu uyuttuktan sonra hem birlikte vakit geçirebiliyor hem de yalnızlığımızı kollayabiliyorduk. İdare etmek kolaydı. Mutluyduk. İlk çocukta bebeklik evresi bir kez yaşandığı için bedenimi kısa sürede geri almış, çalışmaya daha kısa sürede dönmüş, kimliğimi koruyabilmiştim. 

 

İkinci çocukla her şey daha fazla organizasyon gerektiriyor. Ve tahmin edin bakalım bu rolü genelde kim üstleniyor? Evet, bildiniz, anne. Eskiden aynı anda bir sürü işi beraber yapabiliyordum. Ama şu an bir orduya bedel iş yapmam gerekli. Bebeğin uykuda olduğu her dakikayı, ya diğer çocuğunuzla ilgilenmeye ya da dağ kadar olmuş çamaşırları yıkamaya ayırmanız gerektiğini hissediyorsunuz. Hem bebeğe hem de büyük kızıma yeterince ilgi gösteremediğimi düşünüp suçluluk duyuyorum. Bu duygu sürekli peşimde. Sürekli unuttuğum için günüm liste yapmakla geçiyor. Programdaki bazı şeyleri atlayabiliyor ve gene kendimi yetersiz hissediyorum. Kuyruğunu yakalamaya çalışan kediler gibiyim. Bebeği uyutup büyük kızımla oyun oynama, ders çalışma ve dışarı çıkma planları yapıyoruz, aynı zamanda ne yiyeceklerini organize etmem ve elbette çamaşırları da asmam gerekiyor. Bu arada kitap okumak için adam kesebilirim. Nihayetinde lanet takvimi neden benden başka kimse kontrol etmiyor diyerek eşime patlıyorum. Öyle ya, oradaysa ilgilenecek, ilgilenmiyorsa televizyon seyretmemeli ya da kitap okumamalı bir köşede, orada olmasının bir anlamı olmalı.

 

Eşim çocuklarla oynamayı çok sever. En azından ilkinde böyleydi. Büyük kızım ve tüm arkadaşlarıyla diğer bütün ebeveynleri hayrete düşürecek şekilde, kendini kaybederek oyunlar kurardı. Şu an harekete geçemiyor gibi görünüyor. Değişim büyük. Eskisinden daha erken evden çıkmaya hevesli. Sürekli evdeki gürültüden şikayet ediyor. Eşimin büyük kızıma nasıl ebeveynlik yaptığı, ebeveynliğinin benim standartlarıma uygun olup olmadığı, banyosunu ya da dersini nasıl yaptırdığı, kendine hiç vakit ayıramadığı üzerine gelsin tartışmalar.

 

Evet, ikinci bebekte ilk bebekte hissettiğiniz yenilik, değişim ya da cicim ayları hisleri olmuyor. Daha deneyimli bir annesiniz ve bebeğin bakımı daha kolay. Pek çok konuda daha cesursunuz. Ama vücudunuz; suçluluk duygusu, öfke, yorgunluk ve çirkin beden algısı ile işliyor. İlkinden bazı konularda biraz daha az keyifli. 

 

Bir diğer yenilik olarak, ikimiz artık bir çift gibi hissetmiyoruz; anne ve babayız artık – yeni ve pek de romantik olmayan bir kimlik. Artık bu sevimli çift, bebeklerini de alıp markette el ele dolaşıp öpüşemiyor. Çünkü iki çocukla birlikte markete gitmenin bir diğer adı, felaket.

 

Tüm bu düşüncelerime rağmen kızlarımın sevgisini hiçbir şeye değişmem. Tam olarak pişmanlık diyemem, sadece içimi kemiren bu histen bir türlü kurtulamıyorum. Hala büyük kızım bu yaştayken tek çocuklu bir kadın olsam nasıl bir hayatım olurdu diye düşünmeden edemiyorum.

 

 

 

Yalnızca çalışan annelerin anlayabileceği 17 şey
+17
Telefonda iş konuşurken ya da konferans aramasında arkadan duyulan o enteresan sesi açıklamaya çalışacaksınız...

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
16
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    11 Kasım 2017 Cumartesi 09:01

    yazdıklarınız öyle beni anlatıyor ki! üç aylık bir bebeğim var ve 7 yaşında bir kızım. çok mutsuzum, ne kadar olumlasamda, içimdeki öfkeyi, vicdan azabımı susturamıyorum. bebeğin tabii suçu yok, ben kendi aldığım karara kızıyorum, çok daha fazla düşünmeliymişim.eski hayatımı özlemekten vazgeçirmiyorum kendimi.lütfen cevap yazın zaman geçtikçe bu kötü duygular azalıyor mu

    Cevapla
  •  
    15 Ekim 2017 Pazar 23:56

    Çocuklarım benim icin herşeyden önemli yazmışsınız buna binaen söylüyorum. Iş hayatına ara verseniz daha iyi olmaz mı. Esiniz ihtiyaçlarınızı tek başına karşılayamaz mi. Çalışan anne olmak zor ama onun vicdan azabıyla yaşamak çok zor. Bence eğer çok zoraki bir durum yoksa anne çalışmamalı.

    Cevapla
  •  
    03 Mart 2017 Cuma 15:23

    evlenmek ve anne olmak için yanıp tutuşan milyonlarca kadın varken bu yazdıklarınız şımarıklık olmuş kusura bakmayın...

    Cevapla
  •  
    20 Eylül 2017 Çarşamba 10:25

    anlatılmak isteneni anlamamışsınız ve kırıcı üzücü bir yorum yapmışsınız yazık

  •  
    21 Aralık 2016 Çarşamba 11:13

    benim düşüncelerimde yazdıklarından farksız değil. çünkü kızıma hamile kaldığımda oğlum 3 yaşına yeni girmişti zor ve sıkıntılı bir gebelik yaşamam, doğum sonrası kızımın oldukça yorucu, huysuz bir bebek olması nedeniyle oğlumu ihmal ettiğim düşüncesi, hissi yüreğime yapıştı resmen. düşündükçe vicdanım sızlıyor. şimdi kızım 3 yaşında ve ben oğlumun 3 yaş hallerini hatırlayamıyorum. üzülüyorum. ama iyi ki varlar da diyorum. o zaman ki eksik kalanları şimdi tamamlamaya çalışıyorum. çocuklarımı çok seviyorum

    Cevapla
  •  
    29 Ekim 2016 Cumartesi 16:12

    bende iki kiz annesi ve 32yasinda bir bayanim.onlarsiz ne alisverisin,ne carsi pazarin tadi cikyoryanlis dusunceler....cok yanlis dile getirilisler....kadinlar cok guclu bivarlik.herseyin ustesinden akillica gelebiliyor....siz. bence zor zamanlar geciriyirsunuz.psikolojik yardim almanizi oneririm...

    Cevapla
  •  
    29 Ekim 2016 Cumartesi 04:11

    nasıl da içinizi dökmüşsünüz. gözlerim doldu okurken. bunlar çok gerçek ve çok çok yoğun duygular, ah bir de anlatabilsek. emin olun yalnız değilsiniz.

    Cevapla
  •  
    28 Ekim 2016 Cuma 17:56

    çift olmak ya da anne baba olmak mesele değil. ekip olmak mesele aynı amaç için çalışmak. bir iş yerinde işleri iş bölümüyle yürütebilirsiniz. anne tüm işi yaparken baba seyredemez, kaçamaz. ekip yok sa iş tüketir insanı bence sorun çocuk değil evde takım olamamak.

    Cevapla
  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 16:54

    ben de iki çocuk annesiyim ve inanın sizi çok iyi anlıyorum...5 yaşında ikizlerim var, bu hayatta yaptığım en doğru en güzel şey bence anne olmak.ama bu bardağın dolu tarafı...evlat sahibi olmak çok güzel bir duygu evet,ama özellikle kadının hayatına getirdiği yük tartışmasız çok ağır.çünkü her ne kadar evde bakıcı-yardımcı-babaanne-anneanne olsa da planlama,idare etme kısmı bile anneyi bağlayan bir iş...bunun yanında bir de çalışma hayatı varsa eyvahlar olsun :)yine de anne olduğum için çok mutluyum ve iyi ki doğurdum diyorum,allah isteyen herkese nasip etsin...

    Cevapla
  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 15:57

    çok haklı bir yazı olmuş. bakamıyorsan doğurmayacaksın arkadaşım.

    Cevapla
  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 15:37

    haklısın ciğerim, çok haklısın

    Cevapla
  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 15:35

    nasıl annesin sen anlamıyorum bir insan çocuğundan dolayı nasıl pişmanlık duyar

    Cevapla
  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 15:38

    asıl sen nasıl bir insansın, hiç mi ikilemin yok, hayat sadece siyah beyaz mı, ara tonlar yok mu?

  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 16:19

    bu yazıdan bunu mu anladın? şimdi senin çocuklar şanslı bu yazıyı yazanınkiler şanssız mı oluyor yani?

  •  
    27 Ekim 2016 Perşembe 15:34

    seni çok iyi anlıyorum :(

    Cevapla

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1423

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7258

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 181

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6072

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2842

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön