Göçebeliğin izleri mi?

Göçebeliğin izleri mi?

Çok şanslıyız. Yaşadığımız ülkede dört mevsime şahit olabiliyoruz, hatta bazen dağda kar varken biraz ötede denize bile girilebiliyor. Coğrafi güzellikler, flora ve fauna eşsiz. Bir kent diğerine benzemiyor aslında fiziksel olarak. Kimi tepede kurulmuş, kimi deniz kenarında, kiminin içinden su akıyor, kimi sırtını bir dağa yaslamış.

 

Dört mevsim de var evet ama doğusuyla batısının ya da kuzeyiyle güneyinin iklimi de birbirine benzemiyor. Karadeniz’de bir bakarsın yağmur altında sırılsıklam olmuşun yaz ortasında, Doğu’da desen kardan günlerce yollar kapanmış, mahsur kalmış insanlar kış mevsiminde.

 

Yaşadığımız coğrafyanın tarihi de bir başka güzelliği. Binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, Anadolu, Ege, Marmara. Bu topraklarda hala gün yüzüne çıkmamış ne tarihi zenginlikler var kim bilir? Ama insan bazen ortaya çıkmaması eserlerin sağlığı açısından daha güvenli olabilir diye düşünmeden edemiyor maalesef.

 

Yerleşmelerimizde doğal olanla ilgili söyleyecek olumsuz bir şey bulmak mümkün değil. Ama insan elinin değdiği alanlar biraz karışık. Öyle ki, şehircilik adı altında içinden geçen nehre küsmüş, yamacında kurulmuş dağı görmenin mümkün olmadığı, denizin melteminin hissedilmediği kentler; kimliği olmayan bir yapılaşma ile “doğuda mı - batıda mı?”, “deniz kenarında mı, dağ yamacında mı?” olduğu anlaşılamayan yerleşimler oluşmuş. Tarihi, coğrafyayı, iklimi, doğayı hiçe sayan bir tavırla çılgınca “kentleşmeye” de devam ediliyor.

 

Durum böyle olunca elimizdeki zenginlikleri görme talebi oluşmadan, her yıl binlerce turistin akın ettiği İtalya’da 500 kişilik nüfusu olan, 70’lerden beri yeni yapılaşmaya izin verilmeyen bir kasabayı görebilmek için para biriktirmek zorunda kalıyoruz.

 

Bazen düşünmeden edemiyorum; acaba doğamızdaki "göçebelik genleri" mi yaşadığımız yerleri güzelleştirmeye engel oluyor, diye. Bilinçaltımızda bir yerlerde “bir gün buralardan da gideriz” diye bir fikir olmaması dileğiyle.

 

 

Funda Karagöz Yıldırım

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1086

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 921

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1469

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8310

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2492

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön