Sevgilim benimle evlenmek istemiyor

Benimle evlenmek istemeyen bir erkeğe aşığım

Onunla 46 yaşında, yeni boşanmış iken tanıştım ve o zamanlar son istediğim şey yeniden evlenmekti. Evlilik çok kötü olduğu için değil; en azından benim için değildi. Eski eşim ve ben dostça ayrıldık ve ikimizin de bu konuda herhangi bir pişmanlık duyduğunu sanmıyorum. Birlikte yıllar geçirirken, bir şekilde ilgisizlik gelişmeye başladı. Sonunda yemek yeme, uyuma ve kendimizi eğlendirme gibi gündelik aktiviteleri bile ayrı ayrı yapar olduk. Birbirini görmezden gelen uyumlu ev arkadaşlarına dönmüştük.

 

O gittikten sonra, yalnız yaşamaktan büyük keyif aldım ve uzun süre böyle hissedeceğimi düşündüm. Dokuz ay sonra, onunla tanıştım. Onunla Pazar günleri rutinim haline gelen yabancı filmler etkinliğinde tanıştım. Bazen sinemada sadece ikimiz oluyorduk. Yağmurlu öğleden sonraları o karanlık filmlerde yalnız olduğumuzu düşünmek hoşuma gidiyordu.

 

O da benim gibi 46 yaşındaydı ve hiç evlenmemişti. “Bu harika” diye düşünüyordum. “Bu evlenmemiş leopar bu saatten sonra değişecek değil. Tam aradığım şey olabilir.

 

Ve dört senedir gerçekten de değişmedi. Ben zayıf olduğumda o güçlüydü, ben asabi olduğumda o sakin ve kibardı. Aynı şeylere gülüyor, aynı şeylere ağlıyoruz. Günün 24 saati beraberiz. Beni öptüğü zamanlarda, hala eriyorum. “Rüzgar Gibi Geçti” filminde Rhett’in Scarlett’i öptüğü sahneyi hatırlayın, hep o haldeyim.

 

Geçen sene ona “Biliyorsun, aramızda sorun olan tek şey benim yeniden evlenmeyi istemem olur. Ve bir gün bunu senle yapmak isteyebilirim” dedim. Başını salladı. Evlilik konusunu fazla kurcalamak istemiyordu. “Bu ihtiyacı hiç fark edemedim” demekle yetindi.

 

İki senedir birlikteydik ve beraber yaşamaktan bahsetmeye başlamıştık. Bir akşamüstü, şehirde antika alışverişi yapıyordum ve eski bir mağazanın arka tarafında dar bir kapı gördüm. ‘Girilmez’ türü bir tabela olmadığı için içeri girmekten çekinmedim.

 

Şimdiye kadar gördüğüm en güzel avlu ile karşı karşıyaydım. Eski tuğlalı binaların dört duvarı ile çevriliydi. Eski binaları severim. Yıpranmış tuğlalar beyaz ve pembe güllerle kaplıydı ve mis gibi koku burnuma doluyordu. Avlunun arka tarafında küçük, köpüren eski bir çeşme vardı.

Samimi bir düğün için mükemmel bir ortam olacağını düşündüm. Sadece birkaç samimi arkadaşın çağrılacağı özel bir kutlama için…

 

Sanırım içimde yeniden evlenmeyi isteme hissi ilk orada alevlendi. Güzel bir yerden ilham almanın kulağa sığ geldiğinin farkındayım ama o gün o mekanın içimde yaktığı ateş, zamanla büyüdü.

 

Şahane Hayat filmini seven, evsizlere para yardımında bulunan, son derece düzenli ve titiz olsa da benim 4 evcil hayvanımla beraber yaşamayı göze alan bir adamdan bahsediyoruz.

 

Elbette güzel bir mekandan fazlası var. Güzel bir adam söz konusu.

 

“Eğer beni her şeyden çok seviyorsan ve hayatın geri kalanını benimle geçirmek istiyorsan, neden evlenmek istemiyorsun?” diye sordum bir gece. İkimiz de son derece sakindik ve ben fazla duygusal olmamaya çalışıyordum. Bu konuyu gerçekten anlamak istiyordum. Çünkü belki eğer onun baktığı açıdan bakarsam, durum beni daha az incitirdi.

 

“Bilmiyorum” dedi, “Hiçbir zaman 'evlenmek istemiyorum' demedim."

Bu esnada – çünkü hayat böyledir – etrafta herkes evleniyor gibi görünüyordu. 5 iş arkadaşım evlendi. İyi bir dostum eşini kanserden kaybettikten 3 yıl sonra yeni sevgilisine evlenme teklif etti. Beyaz danteller ve verilen sözler bana işkence ediyordu.

 

Bir insanı gerçekten severseniz, onu olduğu gibi kabul eder, değiştirmeye çalışmazsınız. Onun asla olmadığı biri gibi davranmasını istemedim. Sadece beni mutlu etmek için benimle evlenmesini istemedim. Sadece evliliğin onun da istediği ve sahip olmak için sabırsızlandığı bir şey olmasını dilerdim.

 

Öte yandan, o benimle yaşıyor, bana sadık ve hep benimle olmak istiyor. Bu oldukça fazla. Yeterli olmak zorunda.

 

 

Karen Sommerfeld

 

İngilizce’den çevirdiğimiz bu yazı, blogher.com’da yayınlanmıştır.

 

 

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7203

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 150

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6051

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2819

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 3069

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön