Voleybol sadece kızlar için mi?

Tüm bu uyarıların ışığında şimdi, anlıyorum ki; kızımı voleybola, oğlumu da basketbola yönlendirirken fazlasıyla cinsiyetçi davranmışım, hiç de farkında olmadan...

Erkek çocuklar da voleybol oynar mı?

Çocukları spora yazdırırken biraz cinsiyetçi davranıp erkekleri basketbola, kızları da voleybola yönlendiriyoruz. Ama antrenörlere göre, bu yanlış. Spor kulüpleri, voleyboldaki kız yoğunluğuna karşın eğitecek erkek çocuk bulanamıyor. Ama erkek çocukları zorlamadan yönlendirmek gerekiyor. Çünkü ileride karşı cinsle sorun yaşabilirler. 

 

***

 

Okullar nihayet açıldı. İlk hafta geride kaldı bile... Derslerin yanı sıra sportif faaliyetler de haftasonu planlarımız arasında artık. 11,5 yaşındaki kızım, yaz okulunda tanıştığı voleybola devam etme kararı aldı ve bu dönem haftasonları bir spor klübünün kız voleybol takımı için antrenmanlara başladı.

 

9,5 yaşındaki oğlum Çınar ise haylaz, onu bir spor dalına yazdıramadım. Ama kaçış yok! Geçen pazar Defne'nin antrenmanına Çınar'la gittik. Takımın koçlarından, tecrübeli spor kadını Selma Arık Arın'ın gözünden hiçbir şey kaçmıyor; hemen yanımıza geldi ve oğlumun yaşına göre fiziğinin voleybol için çok uygun olduğunu ve Çınar'ı çalıştırmak istediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise çok ilginç bir yanıt aldım. Aynı zamanda Kadıköy Bahariye Ortaokulu'nun da Beden Eğitimi Öğretmeni olan Selma Hanım, Türkiye'deki voleybol sporunun daha çok kadınlar tarafından yapıldığını, oysa büyük spor kulüpleri dahil, birçok kulübün oynatacak lisanslı erkek voleybolcu bulamadığını anlattı:  

 

"Mesela Fenerbahçe, Çınar'ın yaşında ve boyunda, voleybol oynayabilecek, yetiştirilecek özellikle erkek çocuklar arıyor. Çünkü medyada kız voleyboluna daha çok yer verildiğinden anneler erkek çocukları basketbola, kızları ise voleybola yönlendiriyor. Fenerbahçe'nin antrönörüne, Çınar'ı önermek istiyorum. Bu boy ve fizikle şansı çok yüksek. Ama önce biraz altyapı çalıştırmalıyım."

 

Voleybol antrenörü Selma Arık Arın, Kadıköy Caferağa Spor Salonu'ndaki antrenmanlarda. Arın, son yıllarda kızların voleybolda büyük başarı gösterdiğini söylüyor.

 

Voleybola hem gönlünü hem de yıllarını vermiş Selma Hoca; aynı zamanda, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi (KHEM) Spor Kulübü'nün de voleybol antrenörü olarak minik voleybolcuları geleceğe hazırlıyor. Aynı zamanda sık sık yurtdışına gidip veteran toplantılarına katılıyor. Tüm Avrupa ve dünya spor medyasının gözünün Türkiye üzerinde olduğunu söylüyor. Son yıllarda voleybolda kızların büyük başarı gösterdiğini, çünkü onların da artık spor okullarına gittiğini; bu ilgi, bütçe ve doğru antrenör seçiminin başarı getirdiğine dikkat çekiyor. Fakat sanki kız sporu gibi algılandığı için erkeklerin voleybola ilgisinin çok azaldığının da altını çiziyor. Özellikle voleybolcu yetiştirmek için küçük yaşta erkek çocuk bulmakta güçlük çektiklerini anlatıyor. O yüzden Çınar gibi, boyu-posu yerinde, 2006 doğumlu erkek çocukları aralarında görmek istiyor. Ancak ebevenyleri uyarıyor: "Çocukları sporcu olması için değil, öncelikle beden ve ruh sağlığı için spora teşvik etmek gerek. Sonra eğer çocuğun potansiyeli varsa spor yapsın. Çocuklar spora 3-4 yaşlarında başlayabilir. Öncelikle cimnastik, sonra yüzme daha sonra toplu takım sporlarına yönlendirilmeleri gerekir. "

 

Bu arada merak edip araştırdım; lisanslı voleybolcu sayısı da Selma Hoca'nın söylediklerini destekliyor. Türkiye'de lisanslı 48 bin voleybolcu var ve bu rakamın sadece yarısı erkek.

 

Tüm bu uyarıların ışığında şimdi, anlıyorum ki; kızımı voleybola, oğlumu da basketbola yönlendirirken fazlasıyla cinsiyetçi davranmışım, hiç de farkında olmadan... Kısacası, "filenin sultanları" iyi iş çıkarıyor ama Türkiye'de "filenin aslanları"na da ihtiyaç var. Bu nedenle anneler, erkek çocuklarını voleybola yönlendirebilirler. Ama nasıl?..

 

Çünkü oğlum ne yazık ki Selma Hoca'ya verdiği, antrenmanlara katılma sözünü yerine getirmedi. Geçen haftasonu, tüm davetlere rağmen sahaya ayak basmadı; antrenmanları sadece tribünden izlemekle yetindi. Çünkü antrenmanlara katılan yaklaşık 25 kişilik grubun sadece 2'si erkek... Oğlum, "Ben kızlarla oynamam" diyor. Selma Hanım ile konuyu aramızda gizliden tartışıyoruz. Nasıl yapalım ki, oğlumun ilgisini çeksin diye... Belki sınıfından, yaşıtı erkek çocukları fileye çekebiliriz diye düşünüyoruz. Sınıf öğretmeni ve sınıf annesiyle konuşmayı planlıyoruz. Ama işin psikolojik boyutu da var tabii ki... Çünkü şu an Çınar'ı ablasının/kızların antrenmanına götüren anne pozisyonundayım ve çocuğa -bir anlamda- fiziki baskı uyguluyorum.

 

 

Konuyu, psikolojik gelişim ve aile danışmanı Nur Meriç'e de açtım. O da ailelerin kız çocukları daha çok voleybola, erkek çocukları da basketbol ve/veya futbola yönlendirdiklerini gözlediğini söylüyor. Ancak Nur Hanım, bedenen yatkınlık gözönünde bulundurulsa da çocuğun isteğinin dikkate alınması gerektiği konusunda uyarıyor:

 

"Toplumdaki voleybol sporunun kız çocuğuna atfedilmesi ve erkek çocuğunun bu spora isteksizce yönlendirilmesi, çocuğun duyarlılığını tetikler. Dışarıdan gelen 'kız mısın sen' gibi tepkilere hassaslaşıp, bu durumdan zaman içinde olumsuz etkilenebilir. Basketbol ve futbol oynayan kızlar da erkek gibi, erkekliği yücelten cümleleri içselleştirerek kendi cinsiyetini gözardı edebiliyor. Her iki cinsiyette de ileriki zamanlarda bu zorlamaların bir sonucu olarak karşı cinsle ilişki kaliteleri etkilenebilir."

 

Yani, iş biraz karışık...

 

Macaristan Milli Takım Antrenörü Jan De Brandt (solda), Kadıköy Halk Eğitim Merkezi (KHEM) Spor Kulübü antrenörlerini geçen ay Caferağa'daki antrenmanda ziyaret etti.

 

Ama anne olmak böyle bir şey, işte... Durumu her yönüyle ele alıp, oğlumun sportif yaşamına yönelik nasıl bir yaklaşım sergileyeceğim konusunda karar alma aşamasındayım. Bir yandan hayatına sporu sokmaya çalışıyorum, diğer yandan da acaba sportif bir kariyer yapabilir mi, diye düşünüyorum. Fakat biliyorum ki isteksiz bir çocuğa hiçbir şey yaptıramam ve o, eğer isterse her şeyi yapabilir. Bu durumda biraz sabırlı olup beklemek, en doğrusu sanırım. Ne dersiniz?

 

 

Hayriye Mengüç

 

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    09 Ekim 2015 Cuma 00:17

    Ne de guzel anlatmışsınız, bu konudaki düşüncelerime Tercüman olmuşsunuz . Yüreğinize kaleminize saglik...

    Cevapla

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1522

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7276

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 201

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6089

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2864

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön