Girişimci Anneler – Hülya Cinsçiçekçi

“İyi satış yapıyorsam bunun sırrı aslında satış yapmıyor olmam. Ben öneriyorum.”

Girişimci Anneler – Hülya Cinsçiçekçi

Hülya, internette satış yapan, tanıdığım ilk girişimci anne diyebilirim. 2011 yılında tanıştığımızda Sanal Bebek Mağazası adında anne-bebek ürünleri olan e-ticaret sitesini geliştirdi, büyüttü, adını Tuniko.com olarak değiştirdi. Şimdi bir de yurtdışı markalarının distribütörlüklerini alarak e-ticaret işine devam ediyor. Ayrıca sıkı bir blog yazarı kendisi. Çok zor olduğunu düşündüğüm “satış” konusunda doğal bir yeteneği var bence. İki çocukla, bir işi geliştimeyi, büyütmeyi ve bunu yaparken yaşadıklarını Hülya’ya sordum. İş kurmayı düşünen ve nasıl yaparım diyenlere yol gösteren samimi cevapların için çok teşekkürler Hülya!

 

Ben seni 2011 den beri tanıyorum ama tanımayanlar için Hülya Cinsçiçekçi kimdir, ne yapar kısaca bize kendini tanıtır mısın?

1979 Antalya doğumluyum. İstanbul Üniversitesi- İletişim Fakultesi-Gazetecilik bölümünü bitirdim. Bir süre çeşitli TVlerde dış haber muhabirliği yaptıktan sonra eşimle İzmir'e yerleşme kararı aldık. İzmir'de ilk çocuğumu doğurduktan sonra e-ticaret sektörüne adım attım. 

 

Benim tanıdığım ilk girişimci annesin diyebilirim. Hatta kendi işimi kurmadan sana epey sorular sormuş, fikirlerini almıştım. Girişimci olmak fikri nasıl ortaya çıktı? Nasıl başladın?

Mecburiyetten :) Çünkü yerel medyada kötü şartlarda çalışmak istemedim. Önce bir süre ithalat-ihracat sektöründe çalışıp gümrük ve muhasebe bilgisi edindim. Bebekten sonra sabah 9 - akşam 18 iş yapmak çok zor. Hele İzmir gibi kurumsal firma sayısının az oldugu bir şehirde iş hayatına girmeyi hiç istemedim. Oğlum 1 yaşındayken tekstilci bir arkadaşımdan ihraç fazlası anne-bebek ürünleri tedarik etmesini istedim. Blogum sayesinde zaten güzel bir anne çevrem vardı ve tamamen blog üzerinden satış yapmaya başladım. 

 

Senin internette iş yapan bir insan olarak çok kuvvetli bir "network" ün olduğunu biliyorum. Bu network'ü nasıl sağladın? Network'ünü güçlendirmek isteyen annelere önerilerin neler olur?

İçerik önemli. 6 yıldır blog yazıyorum. Yazdıklarım onbinlerce kişiye değil, gerçekten "okuyan" ve beni çok iyi anlayan, sayıca az ama eğitimli, ne istediğini bilen, araştıran annelere ulaşıyor. Buna eminim, çünkü aldığım geri dönüşler, her postu satır satır okuyan annelere ait. Coğu yazı için uzman psikolog arkadaşlarıma akıl danışıyor ya da konu hakkında bir şeyler okuyorum. Anne bloggerlık konusunda pragmatik düşünüyorum çünkü faydalı yazıların önemine inanıyorum. Modern anneler nitelikli bilgiye aç. Bloglar bu yüzden önemli.

 

Neticede sayıca az ama son derece aklı başında bir kitleyle iletişim halinde olduğum için ve takipçilerime, blog okurlarına "hayranlarım" gözüyle bakmadığım için güzel bir çevre oluşturdum sanırım. Networku güçlendirmek isteyenlere advertorial'dan uzak, samimi bir dil öneriyorum. Çünkü samimiyet, ekranın ötesine geçen bir histir.  

 

Sitende satışa sunacağın ürünleri nasıl belirliyorsun? Bu ürünleri talep edecek müşterilere nasıl ulaşıyorsun? 

Çok büyük kısmı kendi çocuklarımda kullandığım ürünler. İçime sinmeyen hiçbir şeyi koymuyorum. Bazen deneme amaçlı ürünleri satışa sokup gidişata bakıyorum ama artık hangi ürünün ilgi görüp hangisinin çakılacağını anlıyorum. Tanıtım için çok da profesyonel olmayan bir şey yapıyorum. Genelde kişisel sosyal medya hesaplarımdan duyuruyorum. Kurumsal hesaplarım samimiyetten uzak geliyor. Dostlar alışverişte görsün misali kurumsal hesaplarımı kullansam da en etkili geri dönüşler kişisel hesabımdan. 

 

Benim kendi networkumun ötesinde kullanıcı annelerin kendi deneyimlerini sosyal medyada duyurmaları daha etkili. Annenin anneye tavsiyesinin gücü inanılmaz. Anneler alışveriş yapacaksa önce tecrübeli annelere soruyor. Hangi emziği alacağından hangi marka bezin sızdırmadığı konusuna dek her şey anne forumlarında tartışılıyor. 

 

Kadınlara satış yapmak hiç kolay değil hele ki annelere, müşterinin "anne" hali için ne düşünüyorsun, "anne"lere satış yapanlara önerilerin neler olur?

Sabır :) Çünkü karşılarındaki kadın kuvvetle muhtemel uykusuz bir anne. Erkekleri kadınlar; kadınları ise hormonları yönetiyor. Hormonların en gel-gitli oldugu süreç de doğum sonrası. Bu dönemdeki anneler -haklı olarak- çok kırılgan. Müşteri zaten haklıdır ama bir lohusa müşteri yüzde 1500 haklıdır. Bir lohusa müşteriyle asla tartışmamalarını öneririm. Şerrinden korktuğum için değil, kırılganlıklarından dolayı bence ekstra ilgiyi hakediyorlar. 

 

 

Bunca yıl içerisinde mutlaka müşterilerinle aranda iyi, kötü, komik, hüzünlü şeyler geçmiştir. Hiç unutamadığın bir anın var mı?

Çok var hem de. Geçtiğimiz aylarda bir müşterimle sling hakkında yazışırken laf nasıl geldiyse uyku sorununa, ordan da evliliğe geldi. Derken eşinin kendisini aldattığını ve boşanmak üzere olduğunu anlattı. Durumu iyi değildi ve acil destek alması gerekiyordu. Derhal psikolog bir arkadaşıma yönlendirdim. Haftada en az 2-3 anneyle de sling konusunda muhabbete başlayıp kayınvaldelerinin "sütün az" diyerek gizli gizli mama verdiğini, kocalarının ilgisizliğini, bazen anne oldukları için duydukları pişmanlık itiraflarını konuşuyoruz. Neden böyle bilmiyorum ama çok fazla lohusa itirafı var zihnimde :)  

 

Bir de tedirgin lohusalarla çok fazla emzirme ve süt muhabbeti yapıyorum. Çünkü mesele bebeği slinge alıştırmak değil aslında annenin bebekli yaşama alışması. Anneyi telefonda rahatlatmak şart. "Kargom ne zaman gelir?" diye sormak için arayan bir sürü anne "ay sizinle konuşmak çok iyi geldi" diyerek kapatmıştır telefonu. Aslında asıl bana iyi geliyor lohusaları mutlu etmek.  

 

Bir de anagirisimci.com adında blogun var. Neden adını "ana girişimci" koydun? Blogun işine bir katkı sağlıyor mu? Sosyal medya kanalların işin için önemi, getirisi nedir? İnternette satış yapanlar için sosyal medyayı nasıl bir mecra sence?

Çünkü girisimcianne.com alınmıştı :)

Blogumun işime ne kadar katkı sağladığını tam kestiremiyorum ama sanırım hayli katkısı oluyor. Yukarıda söylediğim gibi iyi içerik sununca kaliteli bir insan kitlesiyle muhatap oluyorsun. Instagramdan satış yapan bir sürü kişi görüyorum, müşterileriyle kavga ediyorlar. Benim hiç öyle bir müşteri profilim olmadı. Gerçekten çok "atarlı" müşterilerim yok. Son derece anlayışlılar. Yalnız bir itiraf: Instagram'da daha aktif oldukça bu profil düşmeye başladı. Instagram pazar yerine dönmüş durumda ve elmalarla armutla cok sık karıştırılıyor. Fatura kesip ticari faaliyeti olan şirketler kolaylıkla pazarcı muamelesi görebiliyor. Instagram çok hızlı bir şekilde çok fazla kişiye ulaşmanızı sağlasa da faturasız, eski usül iş yapanlarla aynı kefeye konmanız an meselesi.

 

Twitter ise Gezi'den bu yana daha politik bir mecra oldugundan bence eticaret için popularitesini kaybetmiş durumda. 

 

7'den 77'ye herkesin bir hesap açtığı Facebook ise iyisiyle kötüsüyle en geniş mecra. Zaman zaman Facebook'a reklam veriyorum ve bazı anne gruplarında yer alıyorum. 

 

E-ticaret sitesi olan bir girişimci anne olarak anladım ki satış yapmak çok zor bir iş, herkes yapamıyor (ben de bu konuda başarılı değilim maalesef). Senin iyi bir satışçı olduğunu düşünüyorum. Sence iyi bir satışçı nasıl olmalı?

Çok sağol, bunu senin söylemen çok kıymetli benim için. İyi satış yapıyorsam bunun sırrı aslında satış yapmıyor olmam. Ben öneriyorum. Ben de o anneler gibi bir kullanıcıyım ve gerçekten, samimiyetle öneriyorum.6 yaşında bir oğlum ve 9 aylık bir kızım var ve hangi ürünü kullanıyorsam en çok onu öneriyorum. İyi satıcı şöyle olmalı diye ahkam kesemem çünkü gerçekten bilmiyorum. Bu benim iş yapış tarzım.

 

SEO uzmanı biriyle tanışmıştım. SEO nedir, ne değildir ondan bile haberim yoktu. Benim arkamdan "allahım su kadındaki cürete bak" diye düşündüğünü sonradan itiraf etti. Uzun zaman sonra blogumda bu kişinin sitesini önerdim ve o gün site kuruldugundan beri en hızlı üye alımını sayemde yaptı. O zaman anne tavsiyesinin gücünün SEO çalışmasını nasıl alt ettiğini tecrübe edip "sen doğru yoldasın" demişti. Bu da aslında satışta tek bir doğru olmadığının en büyük kanıtı.

 

İda'nın aranıza katılması ile 2 çocuklu bir girişimci anne oldun. Evden çalışan anne olarak, nasıl bir düzen kurdun, destek alıyor musun? Zorlandığın durumlar oluyor mu?

Ooo hem de nasıl. Beni #kardessart diye gaza getiren herkesin her gün kulaklarını çınlatıyorum. 0-6 ay çok zordu. Büyük çocugum 5,5 yaşındaydı ve tum gun kreşteydi ama kardeşi doğduktan sonra çok hastalandı ve kardeşine de çok bulaştırdı. Yapı itibariyle kontrol delisi oldugumdan ve bakıcılı/yardımcılı yaşamdan hoşlanmadığım için 4.aya dek destek almadım. Annem arada geldi gitti ama genelde yalnızdım. Tam delirecektim ki haftada 3 gün yardım almaya başladım :) Evimizin D. Teyzesi var artık ve keşke bunca zaman direnmeseymişim diyorum.

 

Eşim çok destekçidir. Hatta şirketimin gayrıresmi CEO'sudur kendisi. Her kararımı ona danışır ve onunla beyin jimnastiği yaparım. Uslanmaz bir optimist olan beni, en kötü felaket senaryolarıyla sarsar. O da kendi işinin patronu olduğu için sabah geç vakte dek bana yardım eder ve işine öyle gider. 15 yıllık sevgilim, en yakın dostum ve akıl hocamdır. Başka türlü bir hayat arkadaşıyla bunca işin altından kalkamazdım.

 

Bundan sonrası için hedeflerin, hayallerin neler? Tuniko.com hayal ettiğin yerde mi? Başka bir girişim ya da projen olacak mı? 

5 sene önce ilk havlumu, slingimi satarken çok büyük bir dünya markasının Türkiye temsilcisi olacağımı, eve sığamayıp depo tutmak zorunda kalacağımı, bu kadar çok anneye ulaşabileceğimi, imalatçı olacağımı tahmin bile etmiyordum. Haliyle 5 sene sonra nerde/ne yapacağımı da kestiremiyorum. Hedeflerim çok net değil ama kabaca birkaç markanın daha temsilciliğini alıp perakende sektöründen ziyade toptancılığa kaymak niyetindeyim. tuniko.com hayal ettiğim gibi değil aslında. Daha iyi bir arayüz, daha iyi bir altyapı, daha etkili mailing, daha iyi sosyal medya yönetimini hak ediyor sitem ama 9 aylık bebek, 6 yaşında bir çocukla ancak bu kadarına yetişebiliyorum. 

 

Girişimci olarak değil de anne olarak bir hayalim çocuk kitapları yazmak. Maddi getirisi neredeyse hiç olmayan ama benim çok sevdiğim bir dünya: Çocuk kitapları. 

 

Yeni başlayan ya da başlasam mı acaba diye düşünüp kendinde o güveni bulamayan girişimci annelere önerilerin neler?

Minimum da olsa muhasebe bilsinler. Bir de herkes girişimci olmak zorunda değil. Ticari zeka ve insan sevgisi şart. Bunlar sonradan kazanılmıyor. Yoksa yoktur, zorlamasınlar. İçlerinden gerçekten heves ve yetenek varsa da sonuna dek gitsinler çünkü kendi işinin patronu olmak bir anne için muazzam bir lüks. 

 

Röportaj: Perihan Gürer

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Bebek taşıma yöntemleri
    Bebek taşıma yöntemleri

    Süresi : 43:12 İzlenme : 1077

  • Bolonez soslu erişte!
    Bolonez soslu erişte!

    Süresi : 03:15 İzlenme : 916

  • Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?
    Diş bakımı nasıl yapılmalıdır?

    Süresi : 01:36 İzlenme : 1461

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 8284

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 2490

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön