Çocuğunuzun duygularına alan açın

Çocuğunuzun baş etmekte zorlandığı duygularını ‘düzeltmek’ sizin göreviniz değil.

Çocuğunuzun duygularına alan açın

Ebeveyn olmak, kişiyi daha iyi bir insan olma isteği ile doldurur. Ya da eksikliklerinizi merhametsizce ifşa eder, çocuğunuzun sizden farklı olması ve dolayısıyla kişisel mücadelelerinizden mahrum kalması umudu ile daima yeni yollar aramaya zorlar. Elbette ki çocuklarımız, kendi bireysel karakter kusurlarını geliştirecek ve şüphesiz ki ebeveynlerini birebir kopyalamayacak ve başlı başına birer birey olacaklar. Fakat insan olmayı, bizim mükemmel olmayan çabalarımızı izleyerek öğreniyorlar. Dolayısıyla bu konuda bizim de daha iyi olmaya çalışmamız gerekiyor.

 

Sebep ne olursa olsun, kişi ebeveyn olduğunda, kendi duyguları ile yaşadığı mücadeleler, acı bir şekilde belirginleşir. Biz acemi ebeveynler, çocukların duygularının kabul görüldüğü bir zamanda yetiştirilmedik. Ebeveynlerimizin çabalarına rağmen, baskın kültür, çocukların fazlasıyla özgür bırakılmadıklarını ve fazla şımartılmadıklarını garantilemeye odaklanmıştı. Duygusal sağlığın gelişebilmesi için ideal bir atmosfer değildi tabii ki.

 

Ancak iyi haber şu ki bunları her yaşta öğrenebiliriz. Ve yoğun hisler yaşayan küçük bir insanla birlikte öğrenmek, en verimli öğrenme ortamı olabilir. Çocuğunuzun duygularını kabullenmek ve hem duygusal farkındalık hem de empati öğrenmek adına bazı şeyleri idrak etmeniz gerekiyor.

 

Çocuğunuzun kocaman duygularına alan yaratmada güçlük çekiyorsanız şunları deneyin: 

 

1. Sizinle ilgili bir şey yok ve ebeveyn olarak başarısız değilsiniz.

Küçük bir çocuğa ebeveynlik yaparken hatırlamanız gereken en önemli şeylerden biri şudur: çocuğunuzun duygularını, kişisel olarak algılamayın. Çocuğunuzun duyguları, onundur; bunu fark etmeyi başaramamak, çocuğunuzun kişiliğine hakarettir. Çocuğumuzun duygularını kendi kişisel başarısızlıklarımız olarak yorumladığımızda, kendi duygularını sahiplenmelerini engellemiş, kendimizi daha iyi hissedebilmek için çocuğumuzun hislerini bastırmış oluruz.

 

2. Çocuğunuz size eziyet etmeye çalışmıyor, yardımınıza ihtiyacı var.

‘Zorlu’ olarak etiketlediğimiz davranışlar, genellikle yardım çağrılarıdırlar. Çocuklarımız çok yorgun, aç ya da çok bunalmış olduklarında, bunu dile getirebilecek duygusal düzene ya da kelime haznesine sahip değiller. Çocuğunuz ağlama nöbetine girdiğinde, kendinize şunu hatırlatın: hayatınızı zorlaştırmaya çalışmıyor, yalnızca baş etmekte güçlük yaşadığını ve yardımınıza ihtiyaç duyduğunu belli etmeye çalışıyor. Çocuğunuzun davranışlarını bu şekilde yorumlayarak, sabır ve sevgi ile tepki verebilme şansınızı milyonlarca kez katlarsınız.

 

 

3. Onu mutlu etmek benim işim değil.

Ebeveynliğin iş tanımında çocukları mutlu etmek varsa eğer, o halde çocuklarımızın duygularından sorumluyuz ve yüzlerinde mutluluk dışında herhangi bir duygu ifadesi belirdiğinde kendimizi yargılamamız doğal olur. Öfkelerini, üzüntülerini ya da hayal kırıklıklarını ‘tamir’ etmeye çalışır ve mutluluğun sorun yaratmayan tek duygu olduğu mesajını veririz.  Duygularını tanıyıp kabullenmek yerine, yönetmeye çalışırız. Kaybetmeye mahkûm bir yaklaşımdır bu.

 

4. Her şey normal. Yalnızca duygularını düzenlemeyi öğreniyor.

Emin olun ki oğlunuz 22 yaşına geldiğinde pijama giyme konusunda daha az dirençli olacak. Gerçek şu ki çocuğunuzun beyninde, sizin duygusal halinizden bazı ipuçlarını yakalayan ayna nöronlar adlı hücreler var. İnsanlar, duygusal düzenlemeyi bunlar aracılığıyla öğrenirler. Bu yüzden sinir anlarında soğukkanlılığınızı kaybetmediğiniz zaman, kendinizi tebrik edin.

 

5. Kendini gerçekleştirmeyi mükemmel bir şekilde başarmış bir insan olmamak sorun değil.

Zaman zaman çocuk sahibi olmadan önce, kendi duygusal yüklerimden kurtulmuş olsaydım, bunları çocuğuma geçirmeyi engellemiş olurdum diye düşünmeniz gayet normal. Ama maalesef ki hayat böyle işlemiyor. Hayat, süreçler halinde ilerliyor ve olması gereken de bu zaten. Emin olun ki çocuğunuzun verdiğiniz mücadeleleri görmesini sağlamak, özsaygı ve özgüven geliştirmesine yardımcı olur.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Doğumda sancı neden olur?
    Doğumda sancı neden olur?

    Süresi : 01:49 İzlenme : 2515

  • 4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi
    4 cilt tipine uygun kil maskesi tarifi

    Süresi : 00:57 İzlenme : 1195

  • Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler
    Hayvanlarla ilgili bilmediğiniz gerçekler

    Süresi : 00:58 İzlenme : 388

  • Deprem çantasında neler olmalı?
    Deprem çantasında neler olmalı?

    Süresi : 01:14 İzlenme : 695

  • Kadınbudu kaplama tavuk!
    Kadınbudu kaplama tavuk!

    Süresi : 01:44 İzlenme : 1846

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön