Çocuklar oyun grubuna ne zaman başlamalı?

Uzm. Psikolog Belgü Kaçmaz, oyun grubu hakkında bilgiler veriyor.

Çocuklarımız ne zaman oyun grubuna başlamalı?

Oyun grubu, çocukların zihinsel, sosyal, ince ve kaba motor gelişimlerini destekler. Günümüzde oyun grupları 6 aydan itibaren gelişimi desteklemek için bebekleri kabul etmektedir. Genelde 6-18 ay çocukları oyun gruplarından fayda sağlayabiliyor. Oyun grupları isteğe bağlı olarak haftada bir ya da iki defa, çocukların kendi yaş gruplarıyla birlikte olduğu ve yaklaşık 8-10 kişilik gruplarda okul öncesi öğretmenleriyle oynadıkları yapılandırılmış oyunlardır. Amacı, çocukların öncelikle evde bir bakım verenle yalnız oyun oynaması yerine kendi yaşıtlarıyla ve grup içinde oyun oynamasıdır. İkincil olarak, yapılandırılmış oyunlar çocukların gelişimlerine destek olmaktadır. Oyun grubuna gitmeyen bir çocuğun geri kaldığını söylenemez ancak destekleyici egzersizlerin yararlı oldukça açıktır.

 

Çalışan anne-babalar için de iyi bir öğrenme yeridir çünkü onlar da çocuklarıyla oynayabilecekleri yeni oyunlar öğrenirler. Bunları daha sonra evde kendileri de uygulayabilir. Bir diğer katkısı ise çocukların gelişimlerinin gözlem altında tutulmasıdır. Okul öncesi eğitmenleri ve rehberlik birimi çocuklarımızın gelişimini takip edebilmekte ve gerilik olması durumda müdahale hemen yapılabilmektedir.

 

 

Şişli Florence Nightingale Hastanesinden Uzm. Psikolog Belgü Kaçmaz, 18 aydan sonrası için oyun grupları olmakla birlikte, özellikle çalışan ebeveynlerin tercihi ile çocukların kreşe başladığına dikkat çekiyor.

 

Çocuklarımızı oyun grubuna nasıl alıştırmalıyız?

Okula adaptasyon aslında her yaş grubu için benzer özellikler taşır. Öncelikle kademeli olarak yapılmasında fayda var. Oyun gruplarında eğitmen çocuklarla oyun oynarken anne ve babalar da orada bulundukları için, çocuğun anne-babadan ayrılması söz konusu değil. Bu nedenle görece daha rahat adapte oluyorlar. Çünkü adaptasyonla ilgili problem genelde anneden ayrılmak istememeyle ortaya çıkmaktadır.

 

Oyun gruplarındaki amaç çocuğa bir şeyler öğretmekten çok oyunla eğitmek olduğu için çocukların da genellikle hoşuna giden bir dönem oluyor. Fakat tabii bazı çocuklar yine de huzursuz olabilir, oyun alanına girmekte tereddüt edebilir ya da grup oyunlarına katılmak yerine kendi başına kalmayı tercih edebilir. Bu tip durumlarda adaptasyon için zaman tanımalı ve eğitimciyle birlikte hareket etmeliyiz. Biz, herhangi bir okula alışmak için genelde 1 aylık bir süre veririz. Eğer 1 ay sonunda hala alışmakta, oyuna katılmakta ve eğitmeniyle iletişim kurmakta sıkıntı yaşarsa bir uzmandan destek istemekte fayda var. Genellikle okulların rehberlik birimleri bu desteği vermekte.

 

Oyun gruplarında en çok yaşanan sıkıntılar nelerdir?

Bu sıkıntıların başında diğer çocuklarla kaynaşmakta zorluk yaşamak gelebiliyor. Bunun için diğerlerine göre daha çok zamana ihtiyacı olan çocuklarımız olabilir. Bu durum illa ki bir problem olmak zorunda değil. Bazı çocuklar hemen oyuna girip kaynaşabilirken, bazı çocuklar ise biraz dışarıdan gözlem yapmayı ve sonra oyuna girmeyi tercih edebilir. Bazı çocuklarımızın ise biraz yardıma ihtiyacı vardır. Desteklendiklerinde daha kolay iletişim kurabilirler. Tüm bu farklılıklar güzeldir ve her çocuk birbirinden farklıdır. Okul öncesi öğretmeninin bu farklılıkları gözlemlemesi ve ona göre hareket etmesi önemlidir. Eğer öğretmeniyle de dahil olmak üzere hiç iletişim kurmayan çocuklarımız var ise oyun gurubunda ve 1 ay sonunda ve türlü adaptasyon çalışmaları sonucunda hala gruba katılamamışsa mutlaka bir uzmana yönlendirme yapılmalıdır.

 

 

Çocukların birbiriyle uyumuna dikkat!

Genelde oyun grubunda birbirine yakın yaş dönemindeki çocuklar olmalıdır. 6 aylık yaş dönemlerine ayrılmaları idealdir. Çok kişi olmamak yapılandırılmış oyunlar için önemlidir. Bazen ailelerin birbirinden farklı olması, sosyoekonomik ve kültürel farkların olması nedeni ile çocuklar birbirine uyum sağlamakta zorluk yaşayabilir. Mesela bazı ailelerde şiddetli geçimsizlik olabiliyor ve şiddetten maalesef çocuk da nasibini alıyor. Tabii bu çocuk, öfkelendiğinde bunu iletişim kurmak yerine vurarak gösteriyor. Böyle bir ailede yetişmeyen çocuk ise durumdan zarar gören oluyor. Bu noktada aslında bilmeliyiz ki vuran çocuk da aslında evde mağdur durumda yani onun suçu değil. Fakat kendi çocuğumuzu da korumak istiyoruz doğal olarak. En çok anlaşmazlık bu noktada çıkıyor. Yine rehberlik biriminin desteği ve ailenin bir uzmana yönlendirilmesi sorunu aşabilmenin önemli bir bileşenidir. Kaldı ki zamanla çocuklar yan yana bulunmayı ve birbirine zarar vermemeyi öğreniyorlar. Sabırlı olmak bu noktada önemlidir.

 

Peki ya kreş?

Kreş eskiden anasınıfı olarak tabir edilen, şimdi ise okul öncesi eğitim olarak geçen zamana kadar özellikle çalışan anne-babaların çocuklarını bıraktıkları bir eğitim kurumudur. 1.5 yaştan itibaren çocuklarımızı kreşe başlatabiliriz. Çalışan anne babalar dedik; fakat artık özellikle 3 yaştan itibaren tüm çocukların kreşe başlamasını öneriyoruz. Ne de olsa kreş, çocuğun zihinsel ve bedensel gelişimini destekliyor ve diğer çocuklarla olan iletişimini geliştiriyor. Dış dünya kurallarını öğrenmesi ve yaşıtlarıyla uyum içinde büyümesini destekliyor. Özellikle konuşma, ince ve kaba motor gelişimi yaşıtlarına göre geri kalmış çocuklar kreşten en çok fayda sağlayanlar.

 

Çocukların evde bir bakım verenle ya da anne veya babalarıyla tek kalmalarındansa, kendileri için hazırlanmış bir eğitim alanında büyümeleri her zaman daha yararlı. Bazen, okula erken vermek zorunda kaldıkları için çocuklarının mutsuz olduğunu düşünen anne-babalarla karşılaşabiliyoruz.

 

Çocuğunuzun okulda mutlu olup olmadığını anlamanın pek çok yolu var:

 

  • Öncelikle, her akşam yatmadan önce bir ritüel belirlemek (birlikte hikaye okumak, resim yapmak, müzik dinlemek vs) ve o sırada çocuğunuzla konuşarak günüyle ilgili bilgi edinmek iyi bir yol olabiliyor.

 

  • Yemek yerken, herkesin sofrada o gün işte ya da okulda neler yaptığını anlatması, çocuğunuza paylaşması için iyi bir örnek oluyor.

 

  • En çok da çocuğunuzun öğretmen sizi ise öğrenci olduğunuz rol değiştirme oyunları, size çocuğunuzun okulda nasıl vakit geçirdiğiyle ilgili önemli bilgiler verecektir.

 

Eğer 1 ay sonunda okula giderken hala ağlıyorsa, uzmana danışıldıysa ve yine de geçmeyen bir isteksizlik var ise, okulu araştırmakta her zaman fayda var. Her öğretmen her çocuk içim uygun olmayabilir. Bu da çocuğunuzun mutsuz olmasına neden olabilir.

 

 

Ailelere okula uyum için tavsiyeler:

 

  • Yukarıda da söylediğimiz gibi, sabırlı olmak ve iyi gözlem yapmak önemli.

 

  • Çocuklarımız mutlaka ilk başladıkları oyun gruplarında zaman zaman zorluklar yaşayabilir. Zorlukların ne olduğu, sıklığı ve süresi önemli. Çocuklarımızın okula alışma süresini kafamızda 1 ay olarak belirlemekte yarar var. Eğer daha uzun bir süre alırsa uzmana danışmakta fayda var.

 

  • Rehberlik birimi ve öğretmenle iş birliği içinde olmak yararlı.

 

  • Çocukları okula bırakırken çok duygusal olmamak, sürekli sarılmamak ve çocuk ağlarsa sakinleştirici davranmak fakat okulun kapısından geri dönmemek gerekmekte.

 

  • Öğretmen bir şekilde çocukları okula alıştıracaktır, bu noktada öğretmene güvenmek gerekli.

 

  • Kendini koruyamadığını ve zarar gördüğünü düşündüğünüz çocuklarınıza “sen de vur” tavsiyesini vermek ya da çocuğunuzun diğer çocuklara zarar verdiğini kabul etmemek süreci sadece daha kötüye götürüyor. Çocuklar vurmayı da sevmeyi de çevresinden öğrenir. Bu nedenle çocukları suçlamamak önemli bir nokta.

 

Oyun gurubu ve kreş eğitimi günümüzde tüm ebeveynlere tavsiye ettiğimiz kurumlar. Sadece çalışan anne-babaların değil, tüm ebeveynlerin gözden geçirmesini istediğimiz seçenekler. Evde ve yalnız büyüyen çocuklar genellikle televizyon ya da akıllı cihazların başında büyüyor. Oyun oynamak yerine video izliyor. Özellikle kreş, bu bağımlılığı daha başlamadan yok ediyor ve çocuklarımızın ilkokula hazırlanmalarını kolaylaştırıyor. Biz biliyoruz ki kreşle okul hayatına başlayan çocukların ilkokul 1. sınıfta okula uyumları çok daha iyi oluyor. Akademik bilgi ve kas becerileri diğer çocuklardan ileride oluyor.

 

Ebeveynlerin yaptığı hatalar
+10
Kapalı iletişim
Çocuğunuzun bir şey hakkında konuşmak için size gelebileceğini bilmesi, iletişim için açık bir kapı oluşturmanın sadece ilk bölümüdür. Çocuğunuzun size açık olmasını istiyorsanız, ona bir problemle yanınıza geldiğinde tarafınızdan yargılanmayacağını da hissettirmelisiniz. Örneğin alkol ya da uyuşturucu ile ilgili bir konuda size danıştığında, kendinize hakim olamayıp bağırmaya başlamak yerine onun yaşlarında iken aynı süreçlerden geçtiğinizi ve deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz. Çocuklarınızla iletişim yollarını kaparsanız, sorunlarını paylaşmak için sizin yerinize arkadaşlarına yönelecektir ki onlar da benzer süreçlerden geçmektedir ve çok da yardımcı olamayacaklardır.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?
    Yılbaşı hindisi nasıl yapılır?

    Süresi : 03:40 İzlenme : 1522

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 7276

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 201

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6090

  • Fıstık ezmesi nasıl yapılır?
    Fıstık ezmesi nasıl yapılır?

    Süresi : 00:49 İzlenme : 2866

Copyright © 2014 - Tüm hakları saklıdır. Ciner Medya Tv Hizmetleri A.Ş. Üretim ve Tasarım CBG
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön